Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden COVID-19 Salgını ve Bakım Hizmetleri Krizi: Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımlarının İstihdam Etkisi


Bayar A. A. , Karakaş D. (Executive) , İlkkaracan Ajas İ.

TUBITAK Project, 2020 - 2020

  • Project Type: TUBITAK Project
  • Begin Date: July 2020
  • End Date: December 2020

Project Abstract

COVID-19 salgını dünya genelinde bir kamu sağlığı krizine yol açarken, ekonomik krizi de beraberinde getirmekte ve mevcut sosyo-ekonomik eşitsizlikler dolayısıyla toplumları oluşturan kesimler üzerinde farklılaşan etkiler doğurmaktadır. Salgından sosyal ve ekonomik yönden en olumsuz etkilenen kesimler arasında kadınlar ilk sıralarda yer almaktadır. Mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin derinleştiği salgın koşulları, hükümetlerin kadınları güçlendirici proaktif politika müdahalelerini gerektirmektedir. Bu proje, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini bertaraf edecek önlemlerin, aynı zamanda tüm toplumun krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirici, istihdamı koruyucu ve işsizliği azaltıcı etkilerine dikkat çekmeyi hedeflemektedir. Veri analizlerine dayalı simülasyonlarla, toplumsal cinsiyet eşitlikçi ekonomi politikalarının, sadece kadınların konumu açısından değil, ekonomi genelindeki etkileri niceliksel olarak tahmin edilecektir. 


bakım hizmetlerinin salgın koşullarında kamu yatırımları yoluyla genişletilmesi, birçok ekonomik ve sosyal soruna eşzamanlı olarak çözüm sunacaktır: ekonomik büyüme sürecinin tesis edilmesi ve işsizliğin azaltılmasının yanı sıra kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı bakım hizmetlerinde yaratılan yeni iş olanakları, kadın nüfusun işgücü piyasalarına entegrasyonunu temin edecektir. Kadınlar üzerindeki COVID-19 salgını ile daha da artan evlerdeki bakım yükünün hafifletilmesi sayesinde, kadınların ve aile üyelerinin iş ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi söz konusu olacaktır. Bu şekilde, bakım hizmetleri altyapısının genişletilmesi ile eşitlikçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir büyüme süreci tesis edilebilecektir. ILO (2020)’nin de belirttiği gibi, sosyal koruma sistemleri ve sosyal hizmetler alanında kamusal altyapının mevcudiyeti, toplumların acil durumlarla başa çıkmalarına olanak vererek ve gelecekteki olası krizlerin etkilerini hafifleterek, direncini arttırmaktadır.