Meaning Shift in Space due to Covid-19 Pandemic


Şahin B., Varlı Ç. G.

4th International Conference on Covid-19 Studies, İstanbul, Turkey, 17 - 19 April 2021, pp.608-618

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.608-618
  • Istanbul Technical University Affiliated: Yes

Abstract

Efforts to keep the transmission risk to a minimum during the global Covid-19 outbreak forced individuals to stay in their personal space, home. This compulsory stay at home, required by the pandemic, has increased the time spent at home, which resulted in various public places to move into a single place. The house, which constitutes one of the central representations of the individual's daily life, has gone beyond meeting the need for accommodation and had to respond to the individual's needs regarding public space. The fact that the house started to constitute different spaces as the main place has caused a spatial meaning shift. Within the scope of this research, the adopted representative roles were determined in line with the following factors; (1) spaces that include activities that have not been done at home before or maintained infrequently, started to be applied at home due to the Covid- 19 pandemic, or that have increased frequency of application at home; (2) spaces that require a role belonging to the public space to be performed at home due to the state of closure required by the pandemic; (3) spaces that allow for activities and roles that can be applied/maintained online. Business, education, arts and entertainment, shopping, sports, health, and dining spaces are seven spaces identified in this context. Another common feature of all these spaces is that the representation of roles in space is provided by "being online." In this study, it is the subject of ordinary daily life practices that become extraordinary in the Covid-19 pandemic and move to the home and therefore the home gains new meanings. The spaces and the actions required by these spaces have been discussed with a comprehensive literature study, taking into account their counterparts during the Covid-19 period. Then, how the roles exhibited in these spaces were transferred to the house, which is the compulsory living and activity space during the pandemic, was examined. It has been observed that the meaning of the home, the perception of space, and the interpretation of the space have shifted. The spaces represented at home by being online have transformed the house to a public space as well as a private space. Since the original function of the home was not designed in accordance with the roles of all these seven spaces, it was determined as a problem that the home is insufficient at the point of representation. The results of the study show that the appropriations to be made in the house can offer solutions in the short term, but in the long term, there is a need to make arrangements and plan-scale designs in accordance with the new meanings of the house.

Küresel ölçekte etki gösteren Covid-19 salgını süresince, bulaş riskini minimumda tutma çabası bireyleri kişisel kullanım alanları olan “ev”de kalmaya itmiştir. Pandeminin gerektirdiği bu zorunlu evde kalma durumu evde geçirilen zaman artmış ve pek çok kamusal mekan tek bir mekana, eve, taşınmıştır. Bireyin gündelik hayatının ana temsillerinden birini oluşturan ev, barınma ihtiyacını karşılamanın ötesine geçmiş, bireyin kamusal mekana ait ihtiyaçlarına da karşılık vermek durumunda kalmıştır. Asli mekan olarak evin farklı mekanları temsil etmesi, evde mekânsal anlam kaymasına sebep olmuştur. Araştırma kapsamında, evin hangi temsili rollere büründüğü şu faktörler doğrultusunda belirlenmiştir; (1) daha önce evde yapılmayan ya da seyrek yapılan, Covid-19 pandemisi sebebi ile evde uygulanmaya başlanan ya da evde uygulama sıklığı artan aktiveleri içeren mekanlar; (2) pandeminin gerektirdiği eve kapanma durumu ile birlikte kamusal alana ait bir rolün evde sergilenmesini gerektiren mekanlar; (3) çevrim içi uygulanabilen/devam ettirilebilen aktivite ve rollere olanak sağlayan mekanlar. İş, eğitim, sanat ve eğlence, alışveriş, spor, sağlık ve yemek mekanları bu bağlamda tespit edilen yedi mekan olmuştur. Tüm bu mekanların bir diğer ortak özelliği, temsiliyetin ‘çevrim içi olma’ durumuyla sağlanıyor oluşudur. Bu çalışmada, sıradan gündelik hayat pratiklerinin Covid-19 sürecinde farklılaşarak sıra dışı bir hal alıp eve taşınması ve bu sebeple evin yeni anlamlar kazanması konu alınmıştır. Bu mekanlar ve mekanların gerektirdiği eylemler Covid-19 dönemindeki karşılıkları gözetilerek kapsamlı bir literatür çalışması ile tartışılmıştır. Ardından, bu mekanlarda sergilenen rollerin pandemi sürecindeki zorunlu yaşam ve hareket alanı olan eve ne şekilde taşındığı incelenmiştir. Anlam kayması yaşanan bu durumda evin anlamı, mekan algısı ve mekanın anlamlandırılmasının değiştiği görülmüştür. Çevrim içi olarak evde temsiliyeti sağlanan mekanlar evi özel mekan olmanın yanı sıra kamusal bir alana da dönüştürmüştür. Evin asli işlevi tüm bu yedi mekanın rollerine uygun şekilde tasarlanmadığı için temsiliyet noktasında evin yetersiz kaldığı bir sorun olarak tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları, konutta yapılacak uygunlaştırmaların kısa vadede çözüm sunabileceğini, ancak uzun vadede evin yeni anlamlarına uygun düzenlemeler ve plan ölçeğinde tasarımların yapılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.