İstanbul Esnaf Hastanesi


Kurtuluş E.

DOCOMOMO Türkiye – Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları, Zonguldak, Turkey, 27 - 29 April 2018

  • Publication Type: Conference Paper / Unpublished
  • City: Zonguldak
  • Country: Turkey

Abstract

İstanbul Guilds Hospital is established by The Guilds Community in 1937 as non-profit organization for servicing the tradesmen and workers. In this regard, it is the first private hospital of Turkish Republic. The hospital gave service in different buildings until 1963. By the initiatives and donations of İstanbul Chamber of Commerce, Chamber of Industry, İstanbul Commodity Exchange and charitable people, the current building of the hospital is built in 1963. The hospital provided service up to 2012 and it is handed over to İstanbul University in 2012.


It is a socially important building for its deep-rooted history, being the first private hospital and the formation of the architecture according to the modernist attitude of the era. Additionally, it is remarkable for the unique efforts of the guilds on foundation process. “The modern hospital” idea of the modern ideal society came true with The Guilds Hospital.


The building designed by Master Architect Samim Oktay is located in a triangular parcel surrounded by Suleymaniye Street and Besim Omer Pasa Street in Suleymaniye District which is an historical region. The building is the neighbor of Istanbul University’s Central Campus and Suleymaniye Complex.


T shaped building is designed as a 200-bed hospital with 8 floors. There is level difference that creates height as two floors between the two streets. Thus, the potential was used for the organization of enters; however, some of the enters are canceled today. The building has 3 basement floors, 4 normal floors and 1 terrace floor. The total area is 9000 m2. Patient’s and doctor’s rooms are located in the Suleymaniye Street side and upper floors, public spaces are located in mostly ground floor. One of the empty spaces near the building is used as a garden.


It can be said that the architectural design of the hospital built between 1955-1963 is effected by the rationalist-purist movement which is very popular in 50’s. The reinforced concrete structure, building materials and space organization is also rational and apparent. In the façade, the popular material of that day, colorful mosaic and white paint is used. Different sized windows, vertical emphasis and rational editing are also remarkable on the façade. In addition, the amorphous roof cover is very characteristical.


The most important features of the building are its presence as a modernist architecture in a conservative area, the unique mass organization and proportion, façade organization, use of distinguished materials and colors, and its reflection of the ethic-aesthetic attitude of the era.


Esnaf Hastanesi 1937 yılında Esnaf Cemiyetleri tarafından kar amacı gütmeyen bir kurum olarak esnafa ücretsiz hizmet vermek üzere kurulmuştur. Bu bakımdan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk özel hastanesidir. Kurum, varlığını önceleri farklı binalarda sürdürmüş; 1963 yılında, İstanbul Esnaf Hastanesi Koruma ve Yardım Derneği(1948)’nin girişimi ve İstanbul Ticaret Odası, Ticaret Borsası, Sanayi Odası ve yardımsever vatandaşların katkılarıyla inşa edilen yeni binasında “İstanbul Esnaf Hastanesi” olarak hizmete başlamıştır. Kurum, 2012’de İstanbul Üniversitesi’ne devredilmiştir.


Kurumun köklü geçmişi, ilk özel hastanelerden oluşu ve inşa edildiği dönemin modernlik anlayışına uygun biçimde mimarinin örgütlenişi bakımından yapının toplumsal önemi yüksektir. Ayrıca esnaf ve ticaret birliklerinin özgün çabasıyla vücuda getirilmiş bir yapı olması sebebiyle de dikkat çekicidir. Dönemin ideal modern toplum yaşamına uygun, ‘modern’ bir sağlık yapısı kurma ülküsü İstanbul Esnaf Hastanesi’nde gerçekleşir.


Y. Mimar Samim Oktay tarafından tasarlanan yapı, Fatih Süleymaniye Bölgesi Yenileme Alanı içerisinde, Süleymaniye Caddesi ve Besim Ömer Paşa Caddesi kesişimindeki üçgen bir parselde bulunmaktadır. Yapı, Süleymaniye Külliyesi ve İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü’ne komşu olup, tarihi bir çevrede konumlanır.


T biçimli plana sahip yapı, 8 katlı, 200 yataklı bir hastane olarak tasarlanmıştır. Parselin iki yanındaki caddeler arasında 2 katlık bir kot farkı mevcuttur. Bu sebeple katların tanziminde ve giriş-çıkışların belirlenişinde kot farkından yararlanılmıştır, fakat günümüzde bu girişlerden bazıları iptal edilmiş, yenileri eklenmiştir. Yapı 3 bodrum kat, 4 normal kat ve 1 çatı katından oluşmaktadır. En alttaki bodrum katı kısmidir. Toplam kat alanı 9000 m2’dir. Rasyonel bir plan kurgusuna sahip yapıda, hasta odaları ve doktor muayenehaneleri çoğunlukla Süleymaniye Caddesi’ne cephede konumlandırılmış, diğer mekanlar yapının muhtelif kısımlarına dağıtılmıştır. Ortak kullanımlı mekanlar yapının alt katlarında, hasta ve doktor odaları ise üst katlarda bulunur. Yapının her iki tarafındaki boşluktan biri bahçe olarak kullanılmaktadır. 


1955-1963 yılları arasında inşa edilen yapının tasarım dilinin dönemin baskın rasyonalist-pürist mimari akımından etkilendiği söylenebilir. Betonarme karkas sistem olan yapım sistemi, yapı malzemeleri ve mekan kurgusu açısından da rasyonel çizgi takip edilmekte, dönemin popüler cephe kaplaması mozaik kaplama ve açık renkli boya kullanılmaktadır. Cepheye farklı ebattaki pencereler ve renkli mozaikler hareket katmakta, pencere açıklıklarında düşey vurgu ve rasyonel kurgu dikkat çekmektedir. Teras kısmında kırık formda kısmi bir çatı örtüsü bulunmaktadır. 


Yapının muhafazakar bir çevre içerisinde modernist bir yapı olarak varoluşu, özgün kütle ve cephe oranları, malzeme ve renk kullanımıyla kendi mimari tavrını ortaya koyması ve döneminin etik-estetik tutumunu yansıtması en önemli özelliklerindendir.